Ayrton Senna

Nisan 11, 2021


Çocukluğu ve Gençliği

Ayrton Senna, zengin bir ailenin oğlu olarak Brezilya'nın Sao Paulo şehrinde dünyaya geldi. Senna çocuk yaşından itibaren araba sürüşlerine hayrandı. Henüz 4 yaşındayken babası ona bir kart aracı almıştı. Senna adeta bu iş için doğduğunu herkese göstermek istiyordu. Senna'nın zaman geçtikçe bu işe daha meraklı olmasına yardımcı olan insan ise Brezilya'nın dünyaya kazandırdığı ve aynı zamanda ülkesinin ilk Formula 1 şampiyonu Emerson Fittipaldi'dir. 

Ayrton Senna ilk kart yarışına Sao Paulo Interlagos'ta 13 yaşında katılmış ve çok iyi bir performans göstermişti. 1973 yılında kazandığı ilk kart yarışı belki de onun hayatını tamamiyle bu işe adamasına sebep olmuştu.Senna daha küçük yaşlarda başarıdan başarıya koşuyordu. Bir sonraki yıl Brezilya kart birinciliğini ve hemen ardından 1976 yılında Büyükler Birinciliğini kazanmıştır. İşte Senna'nın hayatı burada tamamen dönmüş ve artık herkes onu sarı kaskıyla tanıyordu. 

1978'de Güney Amerika'nın dışında yani ilk kez kıtasından ayrıldığında  yani 18 yaşındayken  Le Mans'daki Dünya Kart Birinciliğine katılmıştı. Sıralama turlarında 3. olmuş fakat asıl yarışta 6. olmuştu.








Yarışlardan hemen sonra Liliane Vasconcellos Souza ile evlenmişti. Evlendiğinde 19 yaşındaydı ve çok erken yaşta hayatın sorumluluklarını üzerine aldı.

Senna o dönemler aile şirketi yönetiminden çıkmış ve araba, kart işlerine daha fazla yoğunlaşmıştı.İlk olarak bulduğu sponsoruyla Formula 3000'e katılmaya hak kazanmıştır.

1984 yılında Tolemant-Hart ile F1 yarışlarına hazırlanmaya başlar. Senna, o dönem yağmurlarıyla meşhur olan Monaco Grand Prix'inde izleyenleri kendisine hayran bırakır. Yeteneğiyle ön plana çıkmaya başlayan Senna daha sonra 1985 yılında Lotus takımına katılır. Burada Portekiz Estoril'de ilk Grand Prix'ini kazanır.




McLaren Pilotu Senna


1988 yılında o artık ünlü bir yarışçıydı. O dönem McLaren kendiisine teklif götürdü ve Senna artık kendisi gibi bir başka şekilde ünlü olan Alain Prost ile takım arkadaşı olmuştu. Bu çekişmeli yarışların artık daha başka bir önemi vardı, ikisi de aynı takıma hizmet edecekti.

Senna sürücü hayatı boyunca acımasız, korkusuz ve işinin ehli bir insandı. Rakipleri onun hangi aşamada, hangi yarışta ne yapacağını kestiremiyorlardı, adeta bir Formula savaşçısıydı. Senna'yı diğer rakiplerinden ayıran en önemli özelliği, yağmurlu yollarda en başarılı isim olmasıydı.

Senna hayatı boyunca kimsenin asla başaramadığı Monaco Grand Prix'ini tam 6 kez kazanmıştı. Senna McLaren ile 3 kez F1 ve 1 kez de Dünya Şampşyonluğu olmak üzere 4 kez kupa sevinci yaşamıştır..

1992 yılında McLaren ile olan birlikteliği Williams'ın Senna'ya cazip teklif götürmesiyle son bulmuştur.








Trajik Sonun Başlangıcı 

Post Williams Dönemi


Williams'ın sahibi, Frank Williams, Alain Prost takımdan ayrıldıktan sonra Ayrton Senna' ya teklif götürdü ve McLaren sürücüsünü takıma gelmeye ikna etti. Senna burada ilk 3 yarışmasında da pole pozisyonu elde edemedi. Bu nedenle Imola yarışına büyük bir baskı ile geldi.
Anternman turlarında Rubens Barrichello çok büyük bir kaza geçirdi ve hemen ardından Roland Ratzenbenger'in ölmesi Senna'yı çok derinden üzdü ve etkiledi. Fakat Senna her ne olursa olsun bu yarışa çıkmak istedi.

1 Mayıs 1994 günü Imola yarışına lider başladı ve lider götürdü. 7. tura geldiğinde ise Tamburello virajına saatte 307 kilometre hızla giren Senna büyük bir donanımsal sorun yaşadı ve virajın dışarısında yer alan beton duvara çarparak hayatını kaybetti.





Ayrton Senna'nın efsane oluşu sadece yarışlarıyla alakalı değildi. Kendsinin kurucusu olduğu Brezilya'da bulunan çocuk vakfı vardı. Burada yılda 50 bin çocuğa yardım yapılıyordu. Hiç şüphesiz Senna bu dünyaya gelmiş en iyi spor adamlarından birisiydi.

Senna'nın cenazesine birçok sporcu ve birçok ülkenin devlet adamları, siyasetçileri katılmıştı.












Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Night Mode